ALEA PINAR DU PRE İLE SÖYLEŞİ

Her resminizi ayrı bir hikaye anlatıyor olarak tanımlıyorsunuz. Resimlerinizin ortaya çıkışı ve bu farklı tarza oturması nasıl oldu?

Resimlerimin bu tarza oturması tam 8 sene sürdü. Gerçekçiliğin temel doğasını sorgulayan bir insanım. Anladığım şu ki; bu gerçeklik hiç de bildiğimiz gibi işlemiyor. Bilim bize tüm parçaların karıştığı ve bir bütünsellikle birleştiği, kendi içinde bölünmemiş bir evreni gösteriyor.

Fiziksel gerçeğin temel doğası; bize öyle görünse de farklı nesnelerin toplamı veya toplanması değil, devamlı dinamik değişiklik içinde olan bölünmemiş bir bütün olmasıdır. Bu bulgulardan esinlenerek sanatsal “iç dünya” ve “dış dünya” benzetmeleri yaratmaktayım. Bu dinamik değişkenliği resimlerimi parçalayıp soyut bir şekilde hep aynı desenleri kullanarak birleştirerek arkasında birliği kurgulamaya çalısıyorum. Aslında kişilerin o andaki içsel bir röntgenini çekiyorum diyebiliriz. Hiç bir zaman o insanın tekrar aynı olmayacak bir an.

Çalışmalarınıza uzun bir süredir yurt dışında açtığınız sergilerle devam ediyorsunuz. Bize 11 Mayıs’ta New York’ta açılan son solo serginizden bahsedebilir misiniz?

Emannuel Fremin Gallery ile 2,5-3 senedir çok yoğun bir şekilde beraber çalışısıyoruz. Bu onlarla kurguladığımız ikinci kişisel sergim. Her 1,5-2 yılda bir yapmayı planadığımız sergiler haricinde Miami, Singapore, Hong Kong gibi bir çok uluslararası sanat fuarına katılıyoruz. Sergi için hazırlık süremiz 9-10 ay sürüyor. Bu sefer galerim beni içerik seçiminde özgür bırakarak daha çok benim özgün görsel dilimi ön plana çıkarmaya ağırlık verdi. Son derece neşeli ve yoğun bir açılış oldu. Görsellik haricinde eserlerimin altındaki yatan fikirler ile samimi bir kitle ile karşı karşıya geldim. Heyecan verici geri dönüşümler aldım. Eserlerimin yavaş yavaş burada da tanınır ve sevilir olmaya başladı.

Türkiye’deki sanat izleyicisiyle yurtdışındaki izleyiciler arasındaki benzerlik ve farklılar nelerdir? Sizce sergilemeler arasında bir fark var mı?

Ben açıkçası bir fark görmüyorum. Sanat ile ilgilenen bir insan belirli bir ruhsal ve entelektüel alt yapıya sahip. Bu altyapı bence dünyanın her yerinde derinliği olan karakterler yaratıyor. Belki kavramsal sanat ile uğraşıyor olsaydım farklı bir şey söyleyebilirdim, ama ben her yerde ilginç bir şekilde benzer tepkilerle karşılaşıyorum.

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...