ALPER BIÇAKLIOĞLU

_MG_9345

Alper Bıçaklıoğlu sanatı hakkında ne söylersin?

Bu soruyu cevaplamak biraz zor ve karmaşık. Bence üretim süreci toplumsal, sosyal, ekonomik ve siyasi durumların içsel bir mesele olarak patlamasıyla gerçekleşiyor (etkisi altında kaldığım olaylar, geçmişte yaşadıklarım beynimin arkasında bir yerlere yapışıyor ve malzeme karşısında sırasıyla oluşuyor). Tanık olduğum ya da araştırmalar sonucunda üretmek istediğim eserin karşısında bir kavga gibi… tabi şiddet içermeden; kanın yerinde kırmızı boyanın farklı tonlarının bulunduğu bir harp hali. Her çeşit malzeme ve tekniğe açık bir uslupla çalıştığım yaratımlar. Kendimi ifade ederken tek bir malzeme üzerinde durmuyor çeşitlendirmeyi tercih ediyorum. Boyut, form, malzeme, çeşitli baskı teknikleri (serigrafi, stencil)… Benim kendimi daha özgür hissetmemi sağlıyor ve beni oluşturan parçalara dönüştürüyor. Sokak sanatları, afişler, duvar yazıları benim sanatımın temelindeki olmazsa olmazlar. Sonuçta ben de kendi duvarlarımı yaratıyor, onları tekrar yıkıyor yıpratıyor ve yeniden oluşturuyorum.

Son dönem “duvar” temalı çalışmalarının çıkış noktası nedir?

Son dönemki işlerimin temeli kent duvarları dokuları. Yırtılan yıpranan afislerin, duvar yazılarının fotoğraflanması ve arşivlenmesi ile başladı ve sonrasında bu fotoğrafların pozlanması ve serigrafi tekniği ile uygulanması ile devam eden bir sürece dönüştü. Bunlar geçmiş ve günümüzden çeşitli siyasi afişlerin, 1960,1970, 1980 yıllarının sol afişlerinin de bulunduğu farklı duvarların küçük kesitleri gibi… Kent duvarları toplumsal, sosyal, politik karşıt görüşteki düşünce ve fikirlerimizi aktardığımız açık bir sergi alanı gibi. Serginin süresi kesin değil çünkü zira duvarların yüzleri doğal ve fiziksel şartlar karşısında nasıl yıpranır, eskir, yıkılır, tekrar oluşurlar ve üzerinde bulunduğu yazı, afiş ve grafitileri katmanları arasında barındırarak yeniden şekillenebilir ben de bu süreci gözlemleyip son donem çalışmalarımı oluşturmaya başladım.

İzmirli bir sanatçı olarak İstanbul’da bir galeri ile çalışmak nasıl bir süreç? Buradan daha uluslararası bir platforma geçme düşüncen var mı?

Deplasmanda gibi bir his yaratıyor. Atölyenize kapanmış gece gündüz çalışıyor ve o gün geldiğinde her şey paketlenip galeriye yolculuğa başlıyor. Heyecanlı bir süreç ve eserlerinizi galeri salonunun duvarlarında gördüğünüzde garip bir his sarıyor; kışkırtan, ürperten, adrenalin dolu ama keyifli.  İzmir’de yaşamak İstanbul’a kıyasla çok daha rahat huzurlu ve sakin ve tabi ki bu sakinlik benim üretim sürecimde yaptığım çalışmalara çok daha kanalize olmama olanak sağlıyor. İzmir’de olmaktan mutluyum. Tabi ki birçok alanda olduğu gibi sanatın kalbi de İstanbul’da atıyor ve uluslar arası sanat platformunun bir basamağı gibi ve ben de uluslararası platformda eserlerimi sergilemek, sanatseverlerle buluşturmak istiyorum. Bu sizi ve sanatınızı çok daha motive eden güzel bir başarı bence. Fakat bu uzun ve meşakkatli bir yol, bunun gayet farkındayım (kimi zaman çıldırıp deliriyor çabuk sakinleşiyorsunuz) Zamanı geldiğinde doğru yerde olacağımı biliyorum bu konuda aceleci davranmak yerine sabırla çalışmaya gayret ediyorum.

DSC_5498

AB12

Alper Bıçaklıoğlu, 13, 2016, Mixed Media, 21x30cm

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...