HALE IŞIK – GÖVDE

GÖVDE – STALK Serisi 03, 200 x 180 cm Tuval üzerine yağlı boya, 2014

Hale Işık’ın Gövde/Stalk başlıklı yedinci solo sergisi, bir seri olarak üretilen ve yaklaşık beş yılı bulan bir süreci kapsıyor. Toprağa yerleşmek, yığınlar-yığınaklar ve korunma mekanizmaları oluşturmak, gücü bir bedende toplamak gibi köklere dayanan ve bedenin tüm algılarını şekillendiren hisler serginin temel hareket noktasını oluşturuyor.

Hale Işık’ın Gövde/Stalk serisinde oluşturduğu eserler, insan doğasının kökeninde yerleşik olarak bulunan tüm algı ve güç oyunlarının ötesinde, her birimizin insanlık ailesini oluşturan o büyük yapının birer parçası olarak, birbirleriyle etkileşim halinde olduğunu ve bizi bir arada tutan akışkan bir bilinç alanının varlığını hissederek oluşturuldu.

Serideki işler, doğanın fiziksel materyalleriyle yakın ilişkiler kuran resimler ve heykellerden oluşuyor.

Yuva, 216 x 95.90 cm, Kağıt Hamuru, Elyaf, Ahşap, 2015-2016

BEDEN – YUVA – EV

Gövdemiz, ‘öz’ü bir kıvılcım gibi içinde saklayan ve barındıran bir evdir…

Algıların oyalayıcı – aldatıcı etkileriyle, yalnızca bir bedenden ibaret olduğumuz düşüncesi, bizi o evin içinde ruhen yalnız bırakır.

İçsel dünyanın keşfi, o evin uçsuz bucaksızlığını tanımamıza ve gerçekten bu dünyada yuvamızda olduğumuz hissiyle tanışmamıza yardım eder.

Bu anlamda, sınır kavramının olmadığı bir içsel doğada, onun uçsuz bucaksızlığında dünya bir yuva haline gelir.

Tüm kadim kültürlerde, bir insan bedeniyle bu yaşamda var olmak, doğa içinde ve tüm varlık âlemiyle iç içe olmak, bir yaşamsal bilgi ve önem alanıydı. İnsanın görmeyi öğrendiğinde, hayatın engin ağı ile çok yakından bağlantı halinde olduğunu fark ettiğini ve böylece bedensel sınırları aşarak, sınırsız – uçsuz bucaksız bir içsel alana ve güce ulaşabileceklerinin bilgisini taşıyorlardı.

Serideki işler, İnsan doğasının kökeninde yerleşik olarak bulunan tüm algı ve güç oyunlarının ötesinde, her birimizin insanlık ailesini oluşturan o büyük yapının birer parçası olarak, birbiriyle etkileşim halinde olduğunu ve bizi bir arada tutan akışkan bir bilinç alanının varlığını hissederek oluşturuldu.

Serideki resimler, orman ve onun atmosferine katılan gövdelerin, boşluk içinde kendisine bir alan açarak yerleşme, yuvada ve güvende olma hissinin, birbirinin alanını tanımlamaya çalışan varlıkların oluşturduğu bir his aktarımı üzerine kuruludur.

Sergi, yaklaşık beş yıl süren bir üretim sürecini kapsıyor ve Gövde ve Yuva kavramları üzerine kurulu heykelleri de içinde barındırıyor.

‘Gövde’ heykeli, uzun bir sürece yayılarak boyanmış kumaşların yığınlar halinde birleşip bir gövdeyi oluşturduğu, güç kavramını, gücün bedene atfedilmesini sorgulayan ve bir tür totem haline gelmiş bedeni ortaya koyarken, ‘Yuva ‘ isimli heykel ise çok daha içgüdüsel bir davranma biçimiyle doğayla ilişki kurmayı deniyor.

Yuva heykelinin temel malzemesini kâğıt hamuru oluşturuyor ve tıpkı bir kırlangıcın yuvasını inşa ederken kullandığı yöntemle, milimetrik boyutlardaki parçaların bir araya getirilerek, iç içe örülmüş yüzlerce kırlangıç yuvasının oluşturduğu birleşik bir yapı kuruyor.

İnsan doğasında başlangıçtan bugüne var olan; doğayı giyinmek, hayvan postlarına bürünmek, doğadaki saklı kuvvetlere çekim duymak, onun tüm seslerini, yabani halini, birbirini izlemeyi, takip etmeyi, bir bölgeye ait hissetmeyi deneyimlemek bugün de kökenimizdeki en içgüdüsel bilgi.

GÖVDE _STALK Serisi 02 , 200 x 180 cm, Tuval Üzeri YAğlı Boya, 2015

Serginin başlığına dâhil olan STALK sözcüğü, bu noktada devreye giriyor. Sözcüğün içeriği, hem bitki gövdesi – bitki sapı gibi bir anlam taşırken hem de azametle yürümek, sinsice takip etmek gibi yan anlamlar taşıyor. Tıpkı bir ormanda iç içe geçmiş bitki ve hayvan gövdeleri, sesleri, davranış modelleri gibi.

Toprağa yerleşmek, yığınlar- yığınaklar, korunma mekanizmaları oluşturmak, gücü bir bedende toplamak gibi köklere dayanan ve bedenin tüm algılarını şekillendiren hisler, serginin de temel hareket noktasını oluşturuyor.

Ve bir bedeni oluşturan hücreler gibi, bir arada yaşamı gövdeleştirmeyi ve doğadaki birlik bilincini çekirdek fikir olarak içinde taşıyor.

Sergi, 6-30 NİSAN tarihleri arasında, ilk kez bir sergi alanı olarak düzenlenen Cibali Cam Fabrikası’nda izleyici ile buluşuyor.

Cibali Cam Fabrikası, Müstantik Caddesi No:2 Cibali

Sergi, her gün 10.00- 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

GÖVDE -STALK Serisi 17, 200 x 200 cm, Tuval Üzerine Yağlı Boya, 2015
paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...