LEHMAN MAUPIN GALLERY – ALEX PRAGER – Kalabalıkta bir Yüz

w6 yeni.indd

201 Chrystie Street & 540 West 26th Street, New York

Lehmann Maupin Galeri Alex Prager’in yeni çalışmalarından oluşan sergisini duyurmaktan mutluluk duyar: Face in the Crowd (Kalabalıkta bir Yüz). Sergi, galerinin New York’taki mekânlarının ikisinde birden 9 Ocak – 22 Şubat 2014 tarihleri arasında açık olacak. İki parçalı bu sergi, 201 Chrystie Street’te büyük-ölçekli titizlikle kurgulanmış insan kalabalıklarına dair fotoğraflar; ve 540 West 26. Street’te ise izleyiciyi içine alan üç kanallı bir video enstalasyonundan oluşuyor. Sergi, sanatçının Eylül 2013’te Lehmann Maupin galeri ile çalışmaya başladıktan sonraki ilk sergisi. Eşzamanlı olarak, 9 Mart 2014’e dek, Washington D.C.’deki Corcoran Gallery of Art’ta, sanatçının ABD’deki bir müzede gerçekleştirdiği en büyük sergi görülebilir. Sanatçı, 9 Ocak 2014 perşembe günü saat 18-20 arasında gerçekleşecek açılış kokteyline de bizzat katılacak.

2013 başında Los Angeles’taki bir sahnede çekimi yapılan Face in the Crowd, Prager’ın şu ana dek gerçekleştirdiği en karmaşık ve iddialı çalışma. Kurgulanmış setlerde yüzlerce aktörü yöneten sanatçı; havaalanlarındaki, lobilerdeki, plajlardaki, sinemalardaki ve diğer kamusal alanlardaki büyük kalabalıkların portrelerini yarattı. Prager, her bir sahne için ortak kültürel bellekten faydalanarak tanıdık ama tuhaf imgeler oluşturdu. Karakterler, kıyafetler, saç şekilleri ve pozlar sanatçı tarafından dikkatle seçilerek, yüzyıl ortasından günümüze dek çeşitli dönemler kurgulandı; ve sokak fotoğrafçılığından ve klasik Hollywood sinemasından alıntılanan kültürel referansların izleyiciye anımsatılması hedeflendi. Dönemlerin ve mekânların belirsizliği bir zamansızlık hissine sebep olurken, aynı zamanda da kurgu ve gerçeği bir araya getiren bir dünya yaratıyor. İzleyici, imkânsız gibi görünen bakış açılarında yer alarak sahnelerden uzaklaştırılıyor, ve yakın mesafeden ötürü birbirilerine bağlı olan ama aynı zamanda da kendi kişisel dünyalarında izole olmuş olan tek tek karakterlerin oluşturduğu kalabalığa yukarıdan bakıyor. Kalabalıktaki sayısız yüz ifadesi herhangi birisine yöneltilmiş değil ve bu ifadeler paylaşılmayan düşünceleri ve yalnız yaşanan duyguları ima ediyor. Bazı açılardan hiç olmadığı kadar birbirimize bağlı olduğumuz bu arttırılmış iletişim çağında, Prager’in birbirinden kopuk karakterlerinden oluşan sahneleri bize yüksek medya yoğunluğuna sahip toplumumuzda insanlar arası ilişkilerin azalmış olduğunu hatırlatıyor.

Prager, Elizabeth Banks’ın başrolünü oynadığı yeni filmiyle, kalabalıklara dair karmaşık ve zaman zaman çelişkili duyguları daha ayrıntılı olarak inceliyor. İzleyiciyi üç kanallı bir video enstalasyonunun merkezine koyan  bu çevreleyici deneyimde, film, kalabalık sahnelerdeki karakterlerin kendi öykülerini ve düşüncelerini –örneğin çocukluk anıları, sürekli görülen kâbuslar ve kişisel keşifler gibi– sert bir dille aktardığı bir itiraf monologları serisiyle başlıyor. Birden sahne değişiyor ve görüntüye bir insanlar denizi doluşurken orkestra da kuvvetle çalmaya başlıyor. Ardından ise ikonik bir kadın kahraman, izolasyon, hüzün, kafa karışıklığı, merak ve endişe gibi çeşitli duyguları sessizce ifade ederek izleyiciyi kalabalığın arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Karakter monologlarının ve çılgın kalabalık sahnesinin bir araya gelişi, girdap gibi dönen bir yabancılar denizinde aslında sayısız öykü ve deneyimin yer aldığını sert bir şekilde örnekliyor. Sanatçının büyük-ölçekli fotoğrafları toplumdaki bireylerin kopukluğunu gösterirken, yeni videosu Face in the Crowd ise bireyler arasında yer alan dile getirilmeyen bağlantıları keşfediyor ve kendimizden büyük bir şeyin parçası olduğumuzu bize hatırlatıyor.

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...