LEYLA ÜNSAL İLE VERSUS ART PROJECT ÜZERİNE SÖYLEŞİ

_DSC7985 copy

1. Versus Art Project’i bize anlatabilir misiniz?

Genç bir galeriyiz, 2013’te kurulduk. İki yıllık deneyimin ardından 2015’de yeniden yapılanmaya gittik: Ortaklık yapımızı, yönetimimizi yeniledik… Anlayacağınız bu alanın en “genç”, en “yeni” kurumuyuz. Tabi ki zamanla sınırlı değil sözünü ettiğim gençlik, yenilik. Her şeyden önce adımız bunu getiriyor, gerektiriyor. Versus, bilindiği üzere Latince bir sözcük, “karşı” anlamına geliyor. Karşı olmak, değişimi, yeniyi savunmak, bunu gerçekleştirmek için çalışmaktır. Peşinde olduğumuz ve hep yaşayacağımız “yeni”lik, “genç”lik budur.

Aksi halde “versus” olamayız.

Tüm bunları, yerleşik olanın içinde gerçekleştirmeye, sanat dünyamızla paylaşmaya çalışıyoruz. Uzun araştırmalar sonunda Beyoğlu’nda 19. yüzyılda inşa edilen tarihi bina; Hanif Han, kendimize biçtiğimiz role ve amacımıza en uygun yer olarak göründü. 350 metre karelik sergi alanına sahibiz… Yine de bazı sergilerimizde sıkışmış gibi hissettiğimiz oluyor!

Versus, doğası gereği, enerji taşır. Arada kabımıza sığamayışımız bundan olsa gerek.

2. Versus Art Project Türkiye sanatı içinde kendini nereye konumlandırıyor ve ileriye dönük hedef ve amaçları nelerdir?

Sanat, kendine özgü dili – dilleri olan bir “iletişim”dir. Versus Art Project’in konumu, hedefi, amacı, salt insana özgü bu iletişimin etkin bir mecrası olabilmektir. O nedenle biz, sanatçıların çalışmalarını salonumuza taşıyıp, duvarlarımıza asarak izleyiciyle buluşturmanın ötesini arıyoruz. Her sergimizi uzun ve keyifli yolculuk olarak yaşıyoruz. Atölyeden başlıyor bu yolculuk. Her sanatçı ve çalışmalarının  kendi iç yolculuğunun ardından “kamu” alanına çıkması, yeni bir evreyi getiriyor. Farklı gözler, farklı diller, disiplinlerle yeniden kurulup okunarak, tartışılarak sergi boyunca da sürüyor yolculuğumuz. Sanatçıların, yapıtlarıyla izleyici karşısına çıkmasının yanı sıra, Versus Art Project yukarıda da belirttiğim gibi bu alanın iletişim merkezlerinden, buluşma noktalarından biridir. Sanatçı, eleştirmen, akademisyen ve alıcı – izleyicileri söyleşi, seminer, atölye çalışmaları, tartışmalarla bir araya getirmek, Versus’un konumu, hedefi gereğidir.

3. Siz Türkiye’deki çağdaş sanat ortamını nasıl görüyorsunuz? Potansiyelleri ve çıkmazları

nelerdir sizce?

Aynı şeyi tekrarlıyor olacağım ama, tek sözcükle yanıtlayacağım sorunuzu: Genç! Sizce de öyle değil mi? Genç ve dinamik… Sorunuzun ikinci kısmının yanıtı da burada: Her şeye gebe, çok zengin, dinamik bir potansiyele sahibiz. Bu da heyecan verici.

_MG_0034 copy

_MG_0047 copy

_MG_0064 copy

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...