MEHMET EVEN

warhola 5_ number

 

55

 

 

Zorlu Center_Genel2

 

xxxxxxxx

 

Warhola: Zorlu Center Projesi’ni, Sanat Kompleksi bağlamında İstanbul’un diğer büyük boyutlu mimari projelerinden ayıran özellikler nelerdir?

Mehmet Even: Zorlu Gayrimenkul’ün Zincirlikuyu’da 2,5 milyar dolar yatırımla hayata geçirdiği ve alışveriş merkezi, rezidanslar, ofisler ve Raffles İstanbul Zorlu Center Otel’i bünyesinde barındıran Zorlu Center’ın en önemli fonksiyonlarından biri olan Performans Sanatları Merkezi, öncelikle Türkiye’de bir ilk olacak. Gerek teknik özellikleri, gerek büyüklüğü ve içeriğiyle, aslında dünyanın en iyi sanat komplekslerinden birisi olarak öne çıkıyor. Bu nedenle İstanbul’un diğer mimari projelerinden, yaşayan bir sanat platformu yaratmasıyla farklılaşıyor.

Operatörlüğünü Broadway’in 101 yıllık şirketi NederlanderWorldwide Entertainment’in üstlendiği ve toplamda 300 milyon dolara mal olan bu merkezin ev sahipliği yapacağı tüm gösteri ve sanatsal aktiviteler, aynı zamanda İstanbul’un bir kültür turizmi şehri olmasında da önemli rol oynayacak. Böylece İstanbul, Avrupa’daki birçok şehirle kültür ve sanatta da rekabet edebilecek bir konuma yükselecek.

Ray Cullom: İstanbul’a bugüne kadar farklı zamanlarda Broadway müzikalleri gelmekle birlikte sahne büyüklüğü, oturma kapasitesi, şovların gerektirdiği teknik ekipmanlar ve izleyiciye sunulan etkinlik deneyimi açısından Broadway standartlarında bir salon bulunmamaktaydı. Bu da hem sanatçılar hem de izleyiciler açısından performansların olması gerekenden daha düşük standartlarda gerçekleşmesine sebep oluyordu. Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi bu anlamda büyük bir açığı kapatarak, Broadway’i Broadway yapan çok önemli performanslara ev sahipliği yapacak. Merkezin büyük salonu (ana tiyatro) 2 bin 262 kişilik, diğer salonu  drama sahnesi ise 738 kişilik kapasiteye sahip. Yüksek teknolojik özelliklere sahip bu salonlar, müzikalden, klasiğe, konserden baleye farklı etkinliklerin akustiğini ve ihtişamını yansıtabilecek şekilde tasarlandı.

ZC_PSM_4

W.: Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nin teknik özelliklerinden bahsedebilir misiniz? 

M.E: Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nin özelliklerini açmak gerekirse, toplam 50 bin metrekarelik kapalı alana sahip merkezde, birbirinden farklı boyutlarda ve farklı kullanım amaçlarına sahip iki ana salon bulunuyor. Bugün nasıl ki New York’u, Londra’yı veya Paris’i ziyaret eden bir turist, programına bir müzikali veya bir tiyatroyu dahil ediyorsa, İstanbul’a gelen konuklar da dünyanın en iyi gösterilerini Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde izleyecek. İstanbul Broadway ve Londra –West End’den sonra müzikallerin yeni adresi olacak.

Eşsiz mimari tasarımıyla, toplam 5.200 m2 alanda üç kata yayılan, halka açık fuaye alanlarımız, kokteylden lansmanlara, kalıcı ve geçici sergilerden sanat galerilerine kadar geniş bir yelpazede etkinliklere ev sahipliği yapabilecek altyapıya sahiptir. 30 mt uzunluğundaki toplam 180 m2’lik dev LED ekranı ile ilgi çekici ve fonksiyonel bir alan oluşturuyor – Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi girişindeki merdivenler Siena Meydanı’ndan esinlenerek mini bir amfi tiyatro gibi tasarlanmıştır. Böylece sadece bilet alıp gösterileri izleyenlere değil, Zorlu Center’ı ziyaret eden herkese açık küçük bir performans alanı da oluşturulmuştur. Bu alan performans sergilemek isteyen genç sanatçılara da açık tutulacaktır.

R.C: Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde farklı performans türlerinin  farklı ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanmış iki salonumuz bulunmakta. Büyük salon (ana tiyatro) oturma kapasitesi, sahne ölçüleri ve yüksek teknik donanımlarıyla dünyanın en iyi birkaç salonu arasında yer almaktadır. Salon 550m² sahneye ve 1044 m² gibi geniş bir sahne arkasına sahiptir. Sahne yüksekliği 30 metre olmakla birlikte sahne üstü tavan taşıma kapasitesi 46 tondur. Ana tiyatro 1 makaslı sistemi ile 1 kat, toplam 4,5 mt aşağı inebilmektedir. Sahne önündeki ilk üç sıra koltuk özel bir mekanik sistem ile alt kata indirilip orkestra piti için gerekli iç hacim elde edilebilmekte ve bu bölüme orkestra düzenine uygun yerleştirme yapılabilmektedir. Burası 70 kişilik bir orkestra için performans alanı sunmaktadır. Amplified (güçlendirilmiş ve zenginleştirilmiş akustik) özelliği bulunan salon, müzikaller başta olmak üzere; bale, dans, opera gösterileri, müzik konserleri ve farklı şovlar türünde yüksek teknik özellikler gerektiren, özellikli etkinlikler için son derece uygundur. Salonun bütün altyapısı sıfır ses derecesi sağlamak üzere tasarlanmış olup, ideal akustik düzeydedir. Bu salonda aynı anda 3 dekor kurulabilmektedir. Bunlardan birisi aktif olan sahnedeki performans, diğer ikisi ise yanlarda hazır olarak bekletilen farklı iki performansın dekorlarıdır. Aynı gün içinde sahnelenecek 3 farklı performansın dekorları bir saat içerisinde sahnedeki yerini alabilmektedir. Tam LED aydınlatma sistemine sahip Avrupa’daki ilk salon olma özelliğine sahiptir. Sahnenin yanlarında ve üzerindeki perdelerde altyazı sistemi kurulmuştur. Salonda ayrıca 8 dilde tercüme yapabilecek altyapı bulunmaktadır. Ana sahne aynı anda 6 büyük TIR’ın girişine, yükleme boşaltma yapmasına olanak sağlayan bir altyapıya sahiptir.

Ana tiyatroda en büyüğü 56 m2 olmak üzere 24 adet, toplam 286 kişilik soyunma odası yer almaktadır. Salonda ayrıca,  150 adet ekran ve 16 broadcast IPTV kanalı mevcuttur.

Drama sahnesi 738 kişi kapasitelidir. 11×12 metre büyüklüğündeki sahnesi 132m²’dir. Doğal akustiğe sahip bu salon özellikle akustik konserler, tiyatro etkinlikleri ve kurumsal etkinlikler türündeki organizasyonlar için idealdir. Drama Tiyatrosunda 119 kişilik kapasiteye sahip, 13 farklı soyunma odası bulunmaktadır.

2to

W.: Proje kent ile nasıl bir ilişki kurmayı hedefliyor? Kültür, sanat ve alışveriş merkezleri birbirlerini tek bir komplekste destekleyen öğeler midir sizce?

M.E: Bu proje; bir birini destekleyen, bütünleyen ve aralarında sinerji oluşturan 5 fonksiyonuyla öne çıkmakla beraber, İstanbul’un kalbinin attığı noktada yeni bir buluşma noktası olacak. Ve İstanbul’la ilişkimiz birlikte nefes almak, şehrin sosyal yaşamının gelişmesine katkı sağlamak olacaktır. Biz böylesine eşsiz bir projeyi İstanbul’a bir armağan olarak sunuyoruz.  Zorlu Center ile İstanbul Metrosu Gayrettepe İstasyonu ve Zincirlikuyu Metrobüs Durağı arasında yaya ulaşımını sağlayacak ‘Zorlu Center Metro ve Metrobüs Yaya Bağlantı Tünelleri’ ve çevre yolu bağlantılarıyla kolay ulaşım için hiç bir yatırımdan kaçınmadık. Eşsiz diyoruz çünkü 5 fonksiyonu bir araya getiren bu proje, İstanbul’a değer katacak yeni bir yaşam alanı yaratacak. Çünkü Zorlu Center’da ana meydan büyüklüğü yaklaşık 10 bin metrekare olarak planlandı. İstanbul ile ayrıca yeşille iç içe bir ilişkimiz olacak. Zorlu Center’ı çevreleyecek 72 bin metrekare yeşil alanda, İstanbul Boğazı ile özdeşleşen fıstık çamları, erguvan ağaçları yaşayanları kucaklayacak. 60 farklı türde bitki ve ağaçla İstanbul’un Boğaz dokusu yaşatacağız. Bu özelliğiyle Avrupa’da bile bir benzeri olmayacak. 12 ay boyunca doğadaki tüm renkleri burada görebileceğiz. Zorlu Center’a gelen bir ziyaretçi, İstanbul Boğazına nazır konaklamasını yapacak, tarzına uygun restoranı seçecek, aynı şekilde dünya metropollerine eşdeğer bir mağazada alışverişini yapacak, belki Performans Sanatları Merkezi’nde bir sergiyi dolaşacak ve hemen yanı başında akşam bir Broadway Show’unu izleyecek.

W.: Zorlu grubunun Contemporary İstanbul gibi Çağdaş Sanat etkinliklerini desteklediğini biliyoruz. Bunun nedenleri nelerdir? Geleceğe dönük nasıl bir perspektifiniz var?

M.E: Zorlu Center’in her aşamasında hedeflerimizden biri olarak belirlediğimiz sanatın gelişmesine destek verdik ve bu desteği sürdüreceğiz. Bunun en büyük göstergesi Zorlu Grubu’nun sosyal sorumluluğunun yansıması olan Performans Sanatları Merkezi’dir. Sanata verdiğimiz bu desteği sürdürülebilir kılmak istiyoruz. Bunun için çalışmalarımız devam ediyor. Zorlu Center açılmadan önce sanatsal alandaki çalışmalarına sponsorluk ve yayıncılık alanında başladı. Zorlu Center yayıncılık anlamında ilk adımı ‘Beklenmedik Karşılaşmalar- Mimarlıkla İlişki Bağlamında 2000’li yılların Çağdaş Sanat Çalışmaları’ kitabı ile atmıştı. 2000’li yıllarda gerçekleştirilen çağdaş sanat yapıtlarından seçkiler sunan Beklenmedik Karşılaşmalar, mimari ve çağdaş sanatı birlikte sunan nadir çalışmalar arasındaki yerini almıştı. Zorlu Center Yayınları’nın ikinci kitabı ‘Obje’ct’ ise 24 Kasım 2012’de Contemporary Istanbul’da gerçekleşen lansman ile sanatseverlerle buluştu. Cemal Emden’in Making of: Architectural Objects ise üçüncü kitabımız. Her yeni kitapla birlikte yenileniyor ve heyecanımızı artırıyoruz. Contemporary Istanbul’a 2011 ve 2012 yıllında ortak sponsor olarak desteğimizi sürdürdük. Açılış öncesi davetlerimizin yanı sıra Cemal Emden’in mimariyle fotoğraf sanatını buluşturan eserleriyle farklı bir deneyim yaşattık. Tüm bunların yanı sıra sanata desteğimizi farklı sponsorluklarla da sürdürdük. Sanat alanında desteklediğimiz diğer projelerle iddiamızı sürdürdük.

Geçmiş yıllarda İKSV ve İstanbul Bienali’yle çalışmalarımız oldu. Bu kapsamdaki çalışmalarımıza önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğiz.

W.: Mekanın sanatsal yönetimi nasıl gerçekleşecek?

R.C: Bildiğiniz gibi Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nin operatörlüğünü 101. yaşını kutlayan Amerikalı Nederlander Worldwide Entertainment (NWE) yapıyor. Dünyanın en büyük canlı eğlence organizasyonlarından birini yöneten NWE; ABD, İngiltere, Çin, Singapur, Tayvan, Brezilya, Küba gibi dünyanın farklı coğrafyalarında 30’un üstünde Broadway tiyatrosu yönetmektedir. Sahnelerimizde yer alacak sanatçıların organizasyonu, Nederlander yönetiminin Amerika ve dünya sanat piyasası ile olan yakın ilişkileri sayesinde ve bu konuda deneyimli ekibimizle gerçekleştireceğiz. Bu deneyim ve bağlantılarla, Türkiye ve dünyanın önde gelen sanatçılarını ve prodüksiyonlarını sahnelerimizde mükemmel bir harmoniyle sunacağız.

W.: Program oluşturma sürecinizden biraz bahsedermisiniz? ( ben alternatif olarak yazdım )

R.C: Zorlu Center gibi uluslararası gösteri sanatları merkezinde sahne alacak sanatçıların programlanması son derece detaylı ve zaman isteyen bir süreç. Burada gerçekleşecek kimi gösteriler için bazı planlamalar gerçekleşme tarihinden birkaç yıl önce başlamaktadır. Ana sahnede yer alacak büyük ölçekli ve önemli Broadway ve West End prodüksiyonları için 3 yıl öncesinden, hatta bazen daha da uzun bir süre önce yer ayırtılması ve düzenlenme yapılması gerekmektedir. Nederlander tüm bu koordinasyonu, sektör genelinde önemli sanatçılar, yapımcılar ve menajerlerle güçlü ve köklü ilişkileri sayesinde gerçekleştiriyor. Sahnelerimizde göreceğiniz diğer perfomansların (dans, opera, senfoni, uluslararası etkinlikler) organizasyonu için gerekli zaman ve rezervasyon süreçleri farklılık gösterecektir, ancak her bir organizasyon için son derece detaylı çalışıyoruz.

W.: Zorlu Center PSM ilk sezonunda İstanbullulara ne tür performanslar sunacak?

R.C: Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’ndeki programımız çok çeşitli ve farklı “Seriler”den veya performans türlerinden oluşacak. Temel performans serimiz, ana tiyatromuzda gerçekleşecek her sezonda üç veya   dört büyük Broadway/West End prodüksiyonlarının yer alacağı “Broadway İstanbul’da” Serisi olacak. Bu seneki Broadway müzikallerimizden biri Broadway tarihinin en çok bilinen ve beğenilen müzikallerinden Cats. Programımıza dahil olan diğer seriler şu şekilde; “Klasikler” Serisi, “Dans Gösterileri”, “Aile Etkinlikleri” Serisi, “Türk Müziği ve Kültürü” Serisi ve Türkiye’de ilk performanslarını sergileyecek olan uluslararası tanınmış önemli solo sanatçı ve grupların yer alacağı “Uluslararası Etkinlik” Serisi. Her sezon farklı sanatçıları ve prodüksiyonları ağırlayacağız, ancak bireysel Seri türleri her sezon aynı kalacak ve zamanla büyüyüp gelişecek. İlk sezonumuzda söz konusu farklı performans kategorilerinde 50 farklı etkinlik ve 400’ün üzerinde performans ile İstanbul’lu sanatseverlerle buluşacağız. Dünyaca ünlü pek çok sanatçı ve topluluk ilk defa İstanbul’da Zorlu Center PSM’de sahne alacak. Zorlu Center PSM’nin ilk etkinliği dünyaca ünlü İtalyan besteci ve piyanist Ludovico Eunaudi’nin konseri olacak. Fındıkkıran Balesi, sinema müziklerinin duayen bestecisi Ennio Morricone, 2Cellos, Forever Tango, “altın flütlü adam” Sir James Galway Zorlu Center PSM’nin ilk sezon etkinlikleri kapsamında sahne alacaklar. Büyük şair Kavafis’n doğumunun 150. Yılı anısına düzenlenen “Kavafis Project” kapsamında George Dalaras’ın şarkıları ve Okan Bayülgen’in okuduğu şiirler de İstanbul’da yankılanacak.

W.: Projenin iç mimari tasarımı Çağdaş Sanat odaklı olarak mı hazırlandı, yoksa işler sonradan mı kurgulanacak?

M.E: Zorlu Center projesinin mimari tasarımı Aga Han ödüllü ünlü Türk Mimar Emre Arolat (EAA) ve yine Ortadoğu nun en iyi mimarı seçilen Uluslararası RIBA ödülü sahibi Türk mimar Murat Tabanlıoğlu (Tabanlıoğlu Mimarlık) ortak girişimi tarafından geliştirildi. Zorlu Center bünsesinde bulundurduğu Performans Sanatları Merkezi sanatın birçok alanında hizmet verecek şekilde, hem fonksiyonel hem de eşsiz mimari çözümlerle tasarlandı. Zorlu Center Performans Sanatları merkezi girişte Siena Meydanı’ndan esinlenen merdivenlerinden itibaren özel bir deneyim sunuyor. Farklı gösterilere ev sahipliği yapabilecek salonlarından, geniş fuaye alanlarında sadece çağdaş sanat değil geniş bir yelpazede hizmet verebilecek. Buna ek olarak, üstün mimari tasarım ışıktan, sese kadar tüm detaylarda alanında dünyanın en iyi danışmanlarıyla çalışılarak planlı bir şekilde bu muhteşem doku oluşturuldu.

zorlulast

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...