MERT ACAR

Öncelikle kendinizden biraz bahseder misiniz?

Merhaba ben Mert, 1989 yılında Ankara’da doğdum. Hacettepe Üniversitesi Grafik Bölümü’nden 2012 yılında mezun oldum. Yüksek lisans eğitimimi ise 2017 yılında Gazi Üniversitesi Resim Anasanat Dalı’nda tamamladım ve aynı yerde Sanatta Yeterlik programına başladım. Placeholder adlı ilk solo sergimi 2016 yılında Melis Golar küratörlüğünde Orta Doğu Teknik Üniversitesinde, Dörtlüleri Yak adlı ikinci solo sergimi ise aynı yıl Torun’da gerçekleştirdim. Katıldığım grup sergileri arasında; Akbank 36. Günümüz Sanatçıları Sergisi (Akbank Sanat, 2018), Mixer Sessions III (Mixer Galeri, 2018), Tatlı Küçük Yalanlar (Plato Sanat, 2018), BASE (Galata Rum Okulu, 2017), Mekân Atölye IV (Cermodern, 2017) ve Mamut Art Project 2017 (Küçükçiftlik Park, 2017) yer alıyor. Aynı zamanda 2015 yılından bu yana Pelesiyer Güncel Sanat İnisiyatifi’nde yer alıyorum.

Backlit, 2018
Arka Aydınlatmalı Fotoğraf Yerleştirme
90 x 135 x 10 cm – 70 x 105 x 10 cm – 70 x 105 x 10 cm

Fotoğraf sanatçısı olarak çekim yapacağınız yerleri belirlerken sizi tetikleyen ve deklanşöre basmanıza iten şey genellikle ne oluyor?

Çoğunlukla yer ve zaman bilgisi sunmayan, yerel göstergeler içermeyen kent ile kırsal arasındaki mekanlarda fotoğraf çekiyorum. Yere ve zamana özgü göstergeleri dışarıda bırakmak hem hiçbir yere hem de her yere dair – fakat ikisi de olmayan – bir bakışı olanaklı kılıyor. Boş, özelliksiz, sıradan ve yıkık bir çevrenin fotoğraflanması her ne kadar distopik bir kurguymuş gibi görünüyor olsa da aslında, kurguyla birleşen gerçekliğin, doğrudan bakıldığında görünür olmayan yönleri üzerinden bir düşünme alanı açıyor. Fakat üretim pratiğimi tamamen bu yaklaşım üzerinden şekillendirdiğimi söylemem. Farklı yaklaşımları farklı mediumlarla denediğim de oluyor.

Fotoğraflayacağım mekanları seçerken ise üzerinde çalıştığım konuyla ilgili mekan araştırmaları yaptıktan sonra bazen Google Street View ile yüzeysel bir keşif de yapıp sonrasında yola çıkıyorum. Ama asıl keşif yolda gerçekleşiyor ve kendimi hiç öngörmediğim yerlerde bulabiliyorum. Yer seçimi konusunda yarı planlı, yarı rastlantısal bir yol izlediğimi söyleyebilirim.

Placeholder Serisi 2016 – 2018

Fotoğraf yerleştirmelerinizde sıkça maruz kaldığımız yoğun ışık bombardımanından yola çıkarak çalışmalar ortaya koymuşsunuz. Çalışmalarınızda ışık, normal kullanımından farklı eksende yer alıyor. Bunun sebebinden bahseder misiniz?

Telefon ekranları, bilgisayar ekranları, televizyonlar ve reklam panolarını görünür kılan ışık, herhangi bir mekanı aydınlatmak için kullanılan ışıktan farklı olarak, sadece önüne gelen içeriği görünür kılmak için orada. Bu ışığı alıp içeriğin önüne koyduğunuzda veya kaynağı belli olacak şekilde kendi imgesinin yıkımını gösteren bir fotoğrafın arkasına yerleştirdiğinizde ise durum değişiyor. Derin bir gerçekliğin yokluğunu gizlemek yerine bunu görünür olmaya zorluyor. Gizleme ve gösterme eylemi yer değiştirirken ışığın parlaklığında bir değişim olmamasının ise umutsuzluk veren bir hissi var.

Placeholder Serisi 2016 – 2018

Eğitim hayatında veya kariyerinin bu sürecinde seni en çok etkileyen, motive eden veya ilham veren noktalardan bahsedebilir misin?

Gerçekten etkilendiğim ve ilham aldığım birçok yerli ve yabancı sanatçı var. Ama özellikle sanatın herhangi bir yönüyle uğraşan, kendi neslimden arkadaşlarım en büyük motivasyon kaynağım diyebilirim. Sürekli ve yoğun bir üretim sürecinden geçerken, en çok heyecanlandığımız şeyler birbirimizin çalışmaları, yazıları, bakış şekilleri ve yorumları oluyor. En önemlisi de birbirimizden çok şey öğreniyoruz.

RÖPORTAJ: DENİZ KILIÇ

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...