RESİMLİ BİLGİ, İÇİNDEKİLER

warhola 4 numaber

sergg

WARHOLA 04dfs_Final-29

 

Merve Ünsal: Farklı kaynaklardan fotoğrafları ve daha geniş anlamıyla imgeleri biraraya getirdiğin işlerinde, üretimin, toplama eylemiyle birçok noktada ayırt edilemiyor. Bir sanatçı olarak toplama eylemini nasıl dönüştürdüğünden bahsedebilir misin?

 Metehan Özcan: Teknik bilginin ya da kurgusal bir hikâyeningörselleştirilmesi ve bununbir öğrenme biçimine dönüşmesi ilgimi çekiyor. Bugün neredeyse işlevsiz hale dönüşen,ancak bizim kuşağımız için başlıca bilgi kaynağı olan basılı yayınlar (okul kitapları, ansiklopediler, sözlükler, gazete dergi gibi süreli yayınlar, hatta takvimler) merak ettiğimiz birçok konuya tanımlar ve temsillerle açıklık, ya da bazen karışıklık, getiriyorlardı. Nesneler, kimlikler ve farklı varolma halleri. Örneğin Elele dergisi ilk sayısında doğum fotoğrafları yayınlamıştı, sansürsüz ve açık olarak bir bebeğin doğum anının görüntüleri(Çetin Emeç yönetiminde yayın hayatına başlayan derginin kendini konumlandırması “Nikah masasından hamileliğe kadar genç anne babanın, beşikten buluğ çağına kadar çocuklarının dergisidir” tanımıyla olmuştu).Hemen aklıma gelen diğerleri: Hayat bilgisi tadında varoluşçu sorulara cevap veren “Ne-Nasıl-Neden Serisi”;başka evler, başka yaşamlar gördüğümüz Ev/Dekorasyon dergileri; beden diyagramlarını incelediğimiz “Eşim ve Ben Ansiklopedisi”;evde abimle gizlice çekmeceleri karıştırırken bulduğumuz,aynı bedenleri farklı anlamlardagösteren porno dergiler;ve Necip Usta’nın yemek kitabında yenmek üzere hazırlananölü hayvan fotoğrafları.Yine dijital medyanın yaygın dolaşımından ve görsel sayısının sınırsız olmasından önce bu basılı fotoğraf ve imgeler,görece az ve evde kalıcı olmaları yüzünden farklı zamanlarda tekrar tekrar bakılan “kaynaklardı”. Aynı atlasa okuma yazma bilmezken bakmakla, ilkokulda ve ortaokulda yeniden bakmak farklıydı. Geçen zamanda hem sen değişiyorsun, hem sınırlar; nesne ve mekânlarla ilişkimiz aynı kalmıyor.

1-Metehan Özcan, A01, Resimli Bilgi, 2013, 33 x 40 cm, Tek edisyon

2010 yılında Vakum sergisinde terk edilmiş iç mekân ve nesneleri birlikte sergilemiştim. Geçen yıl Elipsis’de Edisyonlar sergisinde paylaştığım ilk Resimli Bilgi işleri de mekânsal triptiklerden oluşuyordu. Toparlamam gerekirse,bu seriye dair ilk denemelerim “zaman içinde biriktirdiğim fotoğrafları saklamak yerine onlarla iletişime geçsem nasıl olur” sorusuyla başlamıştı.

 Çektiğim ve bulduğum imgeleri aynı boyda basıp farklı yanyanalıklar kurup, kendimi de onlar içinde eritip, yazarı belli olmayan hikâyeler oluşturuyordum. Fakat sonra biçim konusunda çok kısıtlayıcı davrandığımı fark ettim. Bunun yerine fotoğrafların yer aldığı sayfalarda imgeleri birleştirme, karıştırmanın yollarını aramaya başladım. Birkaç başarısız denemeden sonra bir kenara bıraktığım bu proje, geçen yıl Orhan Cem Çetin ile oluşan diyaloğumuz ve onun Gerçeklik Terörü sergisi kapsamında gösterdiği Openersserisiyle yeniden gündeme geldi.(Çetin burada militarist metinler içeren sayfalaraGüneydoğu’da çektiği pencere açıklıkları kapatılmış evlerin fotoğraflarını basarak işler üretmişti).

2-Metehan Özcan, A02, Resimli Bilgi, 2013, 33 x 40 cm, Tek edisyon

Bu sergide üzerine fotoğraf bastığım sayfalar Modernist tasarım anlayışının en baskın olduğu 1930-60 yılları arası yayınlanmış olan kaynak kitaplardan. Bazen tasarımcısı belli projeler, bazen de farklı anonim iç mekân projeleri içeriyorlar (Mimar Evi, Fotoğrafçı Stüdyosuveya Misafir Odası gibi).İdealize edilmişbu önermeler, temsiliyetler üzerine daha gündelik nesneler, buluntu portreler, kendi çektiğim mekânları transfer edince, saflık kırılıyor ve karmaşayla beraber yeni öznel varoluşlar ortaya çıkıyor.

 M.Ü: Sergideki bütün işlerinde araştırmacı, biriktiren ve derleyen güdüler birleşse de aslında gördüğümüz işleri gruplara ayırmak mümkün. Hem kaynak materyalleri açısından, hem de vuku buldukları hal açısından. Resimli ansiklopedi’den sonra yaptığın işlerdeki bu yöntemleri ve farklılıkları açabilir misin?

5-Metehan Özcan, B05, Resimli Bilgi, 2013, 60 x 77 cm, 3 Edisyon + 1 AP

M.Ö: Serginin başlangıç noktası 2012’de Edisyonlar’da gösterilen ve sergiye adını veren Resimli Bilgi serisi. Orada okuma bilmeyenin ansiklopediye bakıp anlayamayacağı dizilimlere, yani alfabeyi bilmeyen çocuğun alfabetik olarak yanyana gelme biçimlerine karşı ürettiği anlamlandırma biçimine referansla nesne ve mekanlardan oluşan işler üretmiştim. Bunu takiben mekantemsiliyetleri, mimari projeleri barındıran kitap sayfaları üzerine, çektiğim ya da biriktirdiğim fotoğrafları bastığım A serisi var. Buradaki karışıklık, yani hangi imgelerin önceden sayfada basılı olduğu, hangilerinin sonradan eklendiğinin belli olmaması, bilinçli bir tercih. İç mekan-dış mekan karşılığında yaşanan deneyimleri, yine temsiliyetler ve kişisel fotoğraflarla buluşturarak ürettiğim B serisi, üstüste binmelerden çok fragmanlardan oluştu. Son olarak 78 parçadan oluşan C serisinde ise, eşit aralıklarla dizilen fotoğraflar en temelde yine başlangıç noktama dönercesine çektiğim mekantemsiliyetleri. Bu seride okul, hastane, banka, toplu konut gibi kolektif bellekte yer etmiş kamusal mekanlardan kareler var. Burada sıkı bir dizilim olsa da yanyanalık değil parçalanmışlık var. Çok sayıda kare aynı mekanlara ait ve saçılmış biçimde duruyorlar. Ankara’da Merkez Bankası Evleri kooperatifi olarak inşa edilen evlerin çeşitli türevleri; Erenköy’de Noyan Apartmanı’nın terk edilmiş hali ve yıkıldıktan sonra kalan boşluk; suyu ile beraber hafızası da yenilenen gençlik parkının dolu, boş halleri; Tasarım Bienali için beyaza boyanan Galata Rum İlkokulu’nun silinen duvar resimleri; 1908 yılında Bağdat Demir yolları Direktör muavini olarak göreve başlayan Edouard Huguenin’in Bostancı’da ki köşkü ve her sabah gittiği iş yeri olan Haydarpaşa Garı.  Yokoluşlarıyla sadece kişisel bellekler değil kollektif normlar ve anlamlar da etkileniyor. Bu kadar büyük çaplı bir yıkım söz konusu olunca da yapıların isimlerini bu yazıda yaptığım gibi telaffuz etmek ve mitleştirmek diğerlerine ayıpoluyormuş gibi geliyor. Örneğin Haydarpaşa kadar, garın yanındaki siloların da önemi aynı benim için. Ve daha yıkılmadan dertlenirken yaşanan nostalji neye duyulan özlem?

 

6-Metehan Özcan, B06, Resimli Bilgi, 2013, 60 x 87 cm, 3 Edisyon + 1 AP

paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...