SEDA YILDIZ İLE NEW PHOTOGRAPHY II SERGİSİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

aras-gokten-untitled-from-the-arkanum-series-2013-2014

Aras Gökten, Untitled from the ‘Arkanum’ series, 2013, 2014

‘’New Photography II: Medium in New Ways’’ sergisinin küratörüsünüz. Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

1989 İstanbul doğumluyum. Bilkent Üniversitesi İletişim ve Tasarım lisansı sonrası Cenevre’de Çağdaş Sanat Pratiği alanında yüksek lisans yaptım. Bu süreçte özellikle disiplinler arası projelere dahil oldum ve üç yıl boyunca çeşitli ülkelerde pek çok grup sergisine katılıp işlerimi sergileme fırsatım oldu. 2015 yılında İstanbul’a geri döndüm ve o zamandan beri daha çok fotoğraf ve fotoğraf kitapları üzerine çalışıyorum.

Bir devam sergisi olan bu sergi hangi fikirlerle ortaya çıktı? Sergiyi ilk sergiden ayıran biçimsel ve içeriksel farklılıklar nelerdir?

New Photography bir devam sergisi, fakat bu seneye özgü alt başlığımız Medium in New Ways. Bu başlık aslında sergi fikrini de ortaya koyuyor. Fotoğraf belki de diğer mecralar ile karşılaştırıldığında en yeni, sınırları en geniş, en keşfe açık olanı. Bu sanatçıya sayısız olasılık sağlarken fotoğrafın gelebileceği alternatif noktayı daha da esrarengizleştiriyor. Bu detayı göz önünde bulundurarak mecra ve olasılıklar üzerine düşünmeye sevk eden çeşitli temel sorular ile yola çıktık; sanatçılar fotoğraf aracılığı ile dünya ile nasıl iletişim kurup günümüz sorunlarını nasıl ele alıyor, bu meseleleri alternatif yollar aracılığı ile anlatmak mümkün mü, fotoğrafı diğer mecralar ile nasıl ilişkilendiriyorlar gibi… Şanslıyım ki; bu bağlamda düşünmeye, üretmeye hevesli ve bu soruya kafa yormuş bir çok sanatçıyı bir araya getirme imkanım oldu. Burada sergilenen işler bu sorulara net cevaplar vermekten ziyade özgün bakış açıları ile bir olasılık, önerme sunuyorlar.

İlk sergiden farklılıkları sanırım şöyle özetleyebilirim, ilk sergi içerik olarak daha ziyade görsel estetiği ve dijital çağın imkanlarını merkeze koyan bir sergiydi. Yaklaşık 15-16 sanatçıdan birer iş seçilerek gösterilmiş. Benim yapmaya çalıştığım kabaca bahsettiğim sorular üzerine kurulan içeriksel bir çerçeve oluşturmak ve bu bağlamda işlerini ilişkilendirebildiğim sanatçıların projelerine yer vermek. İlk sergiden farklı olarak “Modern Toplumun Eleştirisi”, “Yeni Belgesel”, “Dijital Çağda Analog Deneyimi”, “Üslup Kırılmaları” dediğimiz içeriği oluşturan dört alt başlık oluşturmayı tercih ettim. Her kategoriye ait 2 ya da 3 sanatçı seçildi ve her birinden tek bir fotoğraf ile anlatı oluşturmak yeterli olmayacağından beraber kararlaştırdığımız, ortalama 5-12 arası fotoğraftan oluşan serilere yer verdik. Daha az sanatçı seçip, daha çok iş göstermiş olduk ve böylece işlerin kendilerini daha iyi anlatmasına aracılık etmiş olduğumuza inanıyorum.

Sanatçılar ile görüşmelerimiz neticesinde her proje için daha öznel bir sergileme alternatifi yaratmaya çalıştık. Sergi tasarımı Türkiye’de nispeten göz ardı edilen bir disiplin. Bunun öneminin farkındayız. Sanatçıların işleri ile sergi alanının arasındaki görsel ve mekansal paralelliğe gölge düşmemesi için tasarımcı Önder Sakıp Dündar ile beraber çalışıyoruz ve işleri seçerken korumaya çalıştığım çarpıcı, taze ve dinamik yaklaşımı sergi alanına uyarlamanın yollarını beraber araştırıyoruz.

oncu-hrant-gultekin_untitled_-everything-is-new-series_-2016

Öncü Hrant Gültekin, Untitled, Everything Is New Series, 2016

Dünyanın çeşitli yerlerinden gelen fotoğraf sanatçılarıyla çalışacaksınız. Sanatçı seçimini hangi kriterleri göz önünde bulundurarak yaptınız?

Tabi en önemli kriter seçilen işlerin serginin genel çercevesi ile uyumu ve diğer işler ile diyaloğa girebilmesi. Bu kolektif bir sergi, işlerde üslup ve tarz olarak farklılıklar olsa da genel bütünlüğü sağlamak oldukça önemli. Sergiye dahil olan sanatçıların çoğunun işlerini çesitli zamanlarda, çeşitli mekanlarda görme firsatım oldu ve özelikle hafızamda yer edinen işlerdi. Bir kaçı ile ayrıca tanışma firsatım oldu ve yukarıda bahsettiğim temel sorular üzerine düşünüp, ürettiklerini biliyorum ve bu da benim icin önemli bir etken.

New Photography ıı neredeyse seçilen her sanatçının İstanbul’da ki ilk sergisi. Bu özellikle lokal sanatçıları seçerken daha hassas davrandığım bir konuydu. Elbette özellikle genç Türk fotoğrafçılar arasında sergiye dahil olmayanlar fakat işlerinden bahsetmemizi gerektirecek pek çok örnek mevcut. Bahsettiğim sanatçıların işleri galerilerde, alternatif insiyatiflerde ya da internette daha görünür. Benim bu sergi için tercihim öncelikle bu çevrenin bir kademe dışında bulunan sanatçılara yer vermekti.

Bunun haricinde özellikle davetimizi reddetmeyip imkanlarimiz dahilinde işlerini ilk kez İstanbul’da göstereceğimiz, çok önemli bir sanatçı var, Rafal Milach. Milach’ın işlerini keşfettiğim dönem benim fotoğrafla samimileşmeye başladığım döneme denk geliyor. Bu süreçte benim için “In the Car with R” projesi belgesel fotoğrafta hikaye anlatım olasılıklarını keşfetmek adına hayli ufuk açıcı olmuştu. Onun bu projesine yer verebildigimiz için ayrıca heyecanlıyım.

oncu-hrant-gultekin_untitled_-everything-is-new-series_-2016-2

Öncü Hrant Gültekin, Untitled, Everything Is New Series, 2016
paylaş/share...Share on FacebookShare on Google+Pin on PinterestTweet about this on TwitterShare on LinkedIn
Loading...